Kendi İşini Yapanlar için Pazarlama

Marka olmak istiyorsun muhtemelen. Ama marka bir insan değildir. İnsan bir marka olsa da düşününce asla aynı şey olmadığını görürsün. İnsanlarla iletişime geçtiğimiz gibi markalarla iletişime geçmiyor, onlarla farklı bağlar kuruyoruz. Evet markalar insanlar gibi konuşuyor ama yine de insan olmadığını orada çalışan insanların marka adına konuştuğunu biliyoruz. Hep kişisel marka lafını duyuyorsunuz, bunun aslında basit anlamı tanınmak veya daha da ileri seviyesi ünlü olmak. Bu yazıda kısaca kendi işini yapanların pazarlama mevzularına değindim. 

Pazarlama Yazılımdan Daha Değerli

Bugün yazılım üretmek kolay sosyal medya içeriği de bir miktar kolay… Ama ünlü olmak tanınmak zor. Network’ün yoksa daha da zor. Bir yerden çıkış yapmak zorundasın gibi hissediyor olabilirsin. Ama sonuçta bir pazarlama meselesi bu.

Pazarlamanın temeli, doğru analizlerle başlar. Muhtemelen biliyorsunuzdur, pazarlamada 4P kavramı vardır. Ürün, fiyat, yer/mekan ve promosyon kelimelerinin İngilizcelerinin baş harfi hepsi P. Aslında bu 4P’yi analiz etmek, düşünmek, tasarlamak ve hayata geçirmek pazarlama demektir. Markalaşma niyeti olan girişimci, danışman veya eğitmensen pazarlamaya özgünce yaklaşman lazım. 

Stratejinin Temellerindeki Hizmet

Sen marka değilsin, şirket değilsin ama kendine şu soruları sorabilirsin:

  • Hizmetim ne?

  • Rakiplerim kimler?

  • Fiyatım doğru mu?

  • İtibar mı yoksa ünlü olmak mı istiyorum?

  • Pazarlama ve tanıtım anlamında ben kimim?

Rakibini Söyle Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim

Rakiplerini tani. Belki onlara rakip demiyorsun. Kendini onlardan farklılaştırman gerekiyor. Aynı sokakta açılan kafelerin birbirine benzediği doğru ama bazı özellikleri de farklı oluyor. Dikkat et, birisinin kahvesi güzelken diğerinin mekanı daha rahattır… 

Bunun yanında dünyamız artık hep dijital. Dijital varlıklarını (web, sosyal medya gibi) belirlemek ve neyi, neden, nasıl kullanacağını bilmek önemli… Senin özgünlüğün dijital varlıklarınla yayılacak… Bu da ciddi bir emek. Her ne kadar yapay zeka işlerimizi kolaylaştırsa da emek her zaman emektir. Ya sen yapacaksın ya ekibin ya da senin adına başkası yapacak. Ancak şu an tek kişilik orkestra olduğunu varsayıyorum: O yüzden disiplinli ve sistematik şekilde çalışman gerekiyor. 

Kişisel Marka (Bilinirlik): Güven İnşa Etmek

Bilinirlik, yalnızca insanların seni tanıması değil, seni doğru şekilde tanımasıdır. Bilinirliğini de ses tonun ve mesajın (genel anlamda insanlara verdiğin mesaj) belirliyor. İnsanlara neyi temsil ettiğini açık bir şekilde anlatmalısın.

Şunu düşün, uzaylılar dünyaya gelmiş ve senin yaptığın işi soruyor. Onlara kendini nasıl anlatırdın?

İnsanlarla bağ kuracak şekilde kendini, onların sorunlarını, engellerini, meselelerini anlat… Yaşam zaten hep bir engel ve onu aşma serüveni. Kendi hikayeni ve tarzını en orijinal şekilde anlat. Bir etkinlikte veya sosyal ortamda, mesela partide veya kutlamada birisi sana kendisini veya hizmetini satmaya çalıştı mı? Muhakkak olmuştur, ama pek de sıcak bakmayız bu tip insanlara değil mi? Filanca kendini öve öve bitiremedi, tam kendini pazarlayan bir insan deriz… İşte sen de öyle olma. Kendini en özgün halinle anlatmanın yollarını bul. Başkalarından ilham almak serbest ama kendi sesini asla kaybetme.

Reklam: Hedefe Ulaşmanın Yolları

Reklam, bilinirliğini artırırken müşteri kazanmanın güçlü bir yoludur. Oldukça basit bir şekilde reklam kurulumları yapabilirsin. Biraz araştırmaya bakar. Başarılı olman için her gün spor yapar gibi durumunu takip etmen lazım. Kaç kalori aldım, kaç kalori harcadım misali…  Yani hangi reklamların iyi gittiğini anlaman gerekiyor ki daha uygun maliyete getiresin bir sonrakileri. Bütçeni böylece daha etkili kullanarak adım adım gelişmen mümkün. 

Funnel diye bir şey duymuş olabilirsin. Özellikle birkaç pazarlama gurusu veya kursu (bir u daha eklemek isterdim bu kelimeye) videolarını izlediysen reklam olarak önüne düşmüştür. “Hadi gelin size funnel kuralım” veya “Funnel harika bir şey, siz uyurken para kazanın…” diyen birçok hesap ve insan var. Bunlara sadece gülüyoruz arkadaşlar.  Evet funnel önemli. Ama funnel olmadan da pazarlama yapılıyor. Bunun hakkında bir makale de hazırlıyorum. Veya merak ediyorsan bana da sorabilirsin.

Hikayenizi Anlatmanın Sanatı

İçerik kelimesini sevmiyorum ancak kullanmadan da yapamıyorum. Paylaştığın her şey yalnızca bilgi vermek için değil, aynı zamanda etkileşim yaratmak için olmalı. Tek yönlü değil çift yönlü iletişim kurmak esastır yani. İster sosyal medyada ister bir konuşma/sunumda olsun farketmez, karşındakini hissetmek, onu yakalamak, dikkatini çekmek, düşündürtmek, motive etmek, hüzünlendirip sevindirmektir anlatı…  İçerik kelimesi o yüzden yetersiz kalıyor. Sen içerik üretme hikayeni zengince ve orijinal bir şekilde anlat. 

Bunu sosyal medyada yapabilirsin. Yapay zeka yardımıyla hızlandırabilirsin (bazı durumlarda daha da zor olabilir). Web sitende, varsa ofisinde veya diğer fiziki mekanlarda, mecralarda yapabilirsin, yapmalısın da.

Pazarlama Sonuç Odaklı Değil Süreç Odaklı Olduğunda Başarılı Oluyor

Evet pazarlama ve tanıtım sonuca odaklı olmalı ama sadece sonuca odaklanırsan kendi işinin ruhunu veya tarzını kaybedebilirsin bir eğitmen/danışman veya girişimci olarak.

Meslek, süluk kelimesinden türer: Bir yol tutma, bir yola girme, bir tutum alma demektir. Senin mesleğin senin yolculuğun, senin duruşundur. 

Eğer yolunda pazarlama ve tanıtım hakkında tartışmak veya konuşmak istersen buradayım 😊

Önceki
Önceki

Yapay Zeka Kategorisinin Rekabeti

Sonraki
Sonraki

Veriden Sezgiye: Medya Markalarının Geleceği ve Zorlukları