Düzleşmenin Dayanılmaz Tatminsizliği 

Yapay zeka bir araç. Bazıları için daha da ötesine geçmek üzere. Ancak yanlış ellerde bir sömürü düzenine dönüşebilir. Peki, bu teknoloji bizi gerçekten ileri mi götürüyor yoksa ruhumuzu mu köreltiyor?

Ben bol bol kullanıyorum. Ama sınırlarımı biliyorum. Kendimi beyin çürümesine bırakmadan; insanları kalabalık yalnızlığa sürüklemeyecek şekilde kullanmayı gözetiyorum. 

Araçları kucaklamak onları kabullenmek gibi bir derdim de yok. Sorgulamak gerekirse sorgularım ama ihtiyacımı karşılıyorsa da kullanırım. Hepimiz biraz mikro pragmatik olduk haliyle…

Yapay zeka yardımıyla aldığım çıktıları kendi sezgime, duygularıma ve düşüncelerime göre değerlendiriyorum. Bazen kullanıyor bazen de kullanmıyorum. Ancak zaman kazanacağız ve daha verimli olacağız diye de üretim zevkinden mahrum olmamız tam bir haksızlık. 

Verimlilik Arzusu Zevkimizi Öldürüyor 

Verimli olacağız diye yaşamın tadını kaçırıyoruz. Bilimin, insanlığın önemli bir sorununu çözeceğiz diye verimli olmayı anlayabilirim. Ancak yine de verimlilik takıntısı bizi bir yere götürmeyecek. Çünkü üretmek, keşfetmek, yaratıcı işler yapmak, problem çözmek aslında zevk ve tatmin duygusu veriyor insana; yaşama amacı hissettiriyor.

Küçük bir örnek: Malzeme bilimi alanında çalışan firmanın ekipleriyle bir araştırma yapmışlar. Bilim insanları %44 daha fazla malzeme keşfinde bulunmuş ve patent başvurularında %39 artış sağlamışlar. Buraya şaşırmadık.  Şirket ayrıca nihai ürün inovasyonunda %17’lik bir artış görmüş ve veriler, "en iyi araştırmacıların çıktılarının neredeyse iki katına çıktığını" göstermiş. Bu da oldukça makul. Ancak şaşıracağımız nokta şimdi geliyor:

Çalışan memnuniyeti büyük ölçüde düşmüş. Özellikle, bilim insanlarının %82’si yapay zeka kullanımının sonucunda iş tatmini yaşamadıklarını veya kendilerini daha az işe yarar hissettiklerini bildirmiş. Detaylar için buraya bakabilirsin.

Yapay Zeka “Yaşam Zevkini” Azaltıyor mu?

İhtimal dahilinde. Çünkü insan biricikliğinin ve yaratıcı özelliklerinin yerine geçiyor. Geçirilmeye çalışılıyor.  Doğrudan sonuca ulaştırmak zevki azaltıyor. Siz bu cümleyi istediğiniz gibi çağrışımlarla çoğaltabilirsiniz… Bilimle, buluşla veya yaratıcı problem çözmekle uğraşan insanlar bilir; çözüm yolu haz verir, anlam verir. 

Fikrini yapay zekaya sormak başka bir şeydir- ki hakiki anlamda fikir geliştirmiyor -  fikri bulmak ise bambaşka bir şeydir… 35 defa GPT’ye sormakla, yüzlerce hatta binlerce kelimelik promptlar yazmakla da o muazzam fikirleri bulamayacaksın. Çünkü YZ yüzeyde çalışıyor. Sen de yüzeyde çalışıp daha çok verim almanın peşinde misin?  O halde burada okumayı kesebilirsin. Mesela yazılım, bug-fix, otomasyon, ürün geliştirme yapıyorsan bu argüman sana göre değil.

Ruhsuz ve diğerlerine benzer olmak istiyorsan diyeceğim hiçbir şey yok. Otomatiğe bağladıysan veya dopamin etkisindeyken bu yazıyı okumaya da devam edemezsin muhtemelen. Hatta bu cümleyi algılamakta zorluk yaşayabilirsin.

Dijital ürünler birbirine benziyor. Tasarımlar birbirine benziyor. Metinler desen, dijital “biniz” olmuş. Dijital ikiz değil, üçüz değil, biniz olmuş. Binlerce kez klonlanmış bir yapay zeka gibi…

Savoir Vivre, zevk, otantiklik insanların ilgisini çekmiyor… Dopamin ve anlık dürtüler…

Hep daha kolayı ve daha otomatiğini neden isteyelim ki? 

Düzülke’den Yapayülkeye

Düzülke, iki boyutlu bir dünya: ne derinlik var ne de anlam. Victoria dönemi hiyerarşisinin hicvi olan bu eser, aslında bugün yapay zekanın bizi nasıl yüzeyde bıraktığını da anlatıyor gibi. YZ’nin yaptığı şey, karmaşık hesaplamalar ve hızlı yanıtlar üretmek. Ama derinlik? O bizde kalıyor. Bizim görevimiz.

Kitabı merak ediyorsan: burada.

Aslında büyük dil modelleri (yapay zeka) da bizi anlamıyor. Onlar düzülkeden sesleniyor bize. Farklı bir boyuttan. Biz de onun “tercüme edilmiş” kelimelerini anlamaya çalışıyoruz ve hızlı cevap verebilme yeteneğine karşı hayranlık (nedense?) ve korkuyla karışık tepki veriyoruz.  O yüzden matematiksel, istatistiksel ve tekrarlayan işlemleri iyi şekilde yapıyor.

Bundan faydalanmak isteyenler çoğalıyor… Yani yapay zeka araştırmacıları, firmaları, onu kullanan ve kullanmaya çalışan binlerce girişim ve şirket. Bu tür bir faydacılık ve hatta sömürü anlayışına doğru ilerleme riski taşıyor. Daha çok verimli olmaya kafayı takmış olmak sömürüdür çünkü. Bu zihniyetin ve niyetin kazanması mümkün değildir.

Ancak ve ancak birilerinin kafa patlatması ve doğru sezgileriyle insanlığın faydasına olacak şekilde çözümler bulması yolunda bir kazançtan bahsedebiliriz.

Düzleşmeden İlerleyelim

Sadece pazarlama alanında sınırlık kalmamakla birlikte veri analizi ve otomatikleşen işleri yapan yapay zeka yazılımları bizi verimli kılacak. Bunu biliyoruz.  Hepimiz aynı boyutta ve hızlı işlem yaptığımız için şunların olması çok muhtemel: 

  • Vasat zevk sebebiyle farkınız kalmayacak (yakın optimal seviyede olacağız)

  • Kötü zevk sahibi olarak kötü bir üne sahip olabilirsiniz (bazen bizim memlekettekiler gibi kötü zevk sadece boş ve geçici üne de kavuşturur) 

  • Hakiki zevk ise sizi unutulmaz yapacak, bir “alıcı” bulursanız.

İşte burada insan olmayı sorgulamış olup hayatına devam edenler çürümeden, yeni anlamlara, yeni dünyalara geçebilecek. Pazarlama veya yaratıcı problem çözerken bir yardımcı olarak yapay zeka kullanılmaya devam edeceğiz. 

Gereğinden fazla anlam veya korkmamızın yersiz olduğunu düşünüyorum.

Biz yaşamdaki, iş hayatımızdaki çeşitli engellerimizi aşmaya odaklanıp bunu çözmek için gerekli tüm bağlam, araç ve yaklaşımları (dengeli bir YZ desteğiyle) hayata geçirdiğimiz müddetçe tatmin olacak şekilde ilerleyebiliriz.

Yapay zekanın şişirilmesi ve gerçek faydası arasında şu an büyük bir boşluk var ve bu boşluk bizi korkutuyor. Düzleşmeden ilerlemek ümidiyle…

Eğer fraksiyonel olarak bu konuyu tartışmak (ki ben ben severim) veya işbirliği yapmak istersen buradayım.

Önceki
Önceki

Bağımsız İş Gücü ve Fraksiyonel CMO'lar

Sonraki
Sonraki

Kendi İşinin Fraksiyonel Pazarlama Lideri Olmak