Hayal Satmıyoruz

Startup’lar hayallerle doğar, ama hayallerle büyümez. Büyük fikirler, sınırlı kaynaklarla başbaşa kalır:

Tohum yatırım, melek turu, MVP, ilk müşteri derken herkes “Hadi büyüyelim!” diye gaza basmak ister.

Gerçek şu ki, büyüme ne istemekle olur ne de para yakmakla. Yıllardır az bütçeyle her şeyi içerde çözmeye çalışan, masa başında strateji yazıp sonuç alamayan ekipler gördüm. Bunun tersi “bam bam bam” ilerleyen lider fenomen olmaya çalışan girişimler de gördüm. Ekonomik daralmada havalı grafikler çizmek de zorlaştı. Araya bir yatırım alıp ilerliyorsunuz ama asıl sorunu öteliyorsunuz.

Hokey çubuğu hayalleriniz mi var? Son 10 yıla göre çok daha zor artık. Hype’a kapılırsan da dikkat: Ya biri sana pembe tablo satıyor ya da sen başkasına!

Kurumsal Tarz Startup’ta Sökmez

Büyük şirketlerde pazarlama liderleri hazır oyuncaklarla oynar: Bütçeler, ekipler, süreçler. Startup’ta ise ürün-pazar uyumu bile muammadır. Ürün tutmuyorsa, pazar sizi istemiyorsa, hangi reklam taktiğini denerseniz deneyin boşuna olabilir. Büyümenin sihirli bir düğmesi yok. Nokta.

Fraksiyonel CMO: Strateji + Saha

Startup’lar büyük vizyonlara ve hızlı kazanımlara aç. Sihirbazlık işe yaramıyorsa fraksiyonel CMO burada devreye girebilir.

Nasıl?

Danışman değil, sahada terleyen bir lider olarak.

Stratejiyi çizip kenara çekilmeyen, aksiyona dalan bir profesyonel.

Kaosu derleyip pazarlamayı hedefe kilitleyen kişi. Fraksiyonel pazarlama uzmanının “fraktal” yaklaşımı hakkında şuradaki yazıma da bakabilirsin.

Mesela, bir SaaS girişimiyle çalıştım. Ürünleri yarı hazır, ama “Google Ads’e basalım” diyorlardı. Üç ayda bütçeyi çöpe atmak yerine önce pazar testine yöneldik. Sonuç? Altı ayda karlı bir müşteri. Strateji kadar elini kirletmek de önemli.

Tuzaklara Düşmeyin

Startup’ların en büyük yanılgıları ne?

“Ürünümüz müthiş!” – Kullanıcı öyle demiyorsa değil.

“Reklamla patlarız.” – Öyle olsaydı her garaj girişimi unicorn’du.

Fraksiyonel CMO’nun farkı şu: “Bu ürün pazara hazır değil” deme cesaretini gösterir.

Kpax’in dediği gibi:

“Çoğu insan başarının odadaki en zeki kişi olmaktan geldiğini sanır. Gerçek şu ki, dahi olmanıza gerek yok. Cesaretin zekâdan önde olduğunu görmek yeter. Dünya, korkudan felç olmuş dâhilere değil, harekete geçen cesurlara muhtaç.”

Fraksiyonel CMO, hayalleri gerçeklik süzgecinden geçirip ekibi o cesur adımlara yöneltir.

Elini Taşın Altına Koymadan Olmaz

Kurumsal CMO’lar genelde stratejist havasında takılır. Ajans kökenliler ise sistemi “idare etme” peşinde. Startup’ta bu numaralar yürümez.

Fraksiyonel CMO şunlara bizzat el atmalı:

  • Ürün geliştirme

  • Müşteri deneyimi

  • İçerik planını şekillendirmek

  • Reklam kampanyalarını bizzat yönetmek

  • E-posta kopyalarını yazmak

  • Sosyal medya hamlelerini planlamak

  • Çözüm ortaklarını ve ajansları doğru değerlendirmek.

Başka bir deyişle, mutfakta terlemeden büyüme gelmez.

Fraksiyonel mi, Tam Zamanlı mı?

İnsanlar fraksiyonel ile tam zamanlı arasındaki farkı mesai saatinde sanıyor. Ama asıl mesele zihniyet.

Fraksiyonel CMO ne zaman kurtarıcı?

  • Ürün-pazar uyumu henüz deneme aşamasındaysa

  • Bütçe kısıtlıysa

  • Marka daha emekliyorsa

  • Hızlı bir doğrulama lazımsa

  • Taze bir bakışla cesur bir sıçrama hedefleniyorsa.

Tam Zamanlı CMO ne zaman gerekli?

  • Ürün ve hizmet oturmuşsa

  • Kaynaklar bol ve ekipler hazırsa

  • Marka temeli sağlam, artık derin yatırım zamanıysa

  • Günlük operasyonel yönetim ve kurumsal hafıza şartsa

Hayaller Yetmez, Gerçeklerle Uçarsınız

“Hadi büyüyelim” demekle iş bitmiyor. Gerçeklerle yüzleşmeden, stratejinizi rekabete yönelik değerlendirmeden o kağıttan uçak havalanmaz.

Bu sebeple fraksiyonel CMO gerçekçi bir şekilde planlar, hayal kurar, senaryo geliştirir ve startup’lar için kısıtlı bütçeyi iyi değerlendirmeli. Başka türlü sonuç elde edemez.

Sihirli değnek yok; doğru strateji, net hedefler ve sağlam bir ekip var.

Hayal kurun, ama büyümek için sahaya inin.

Bir fraksiyonel CMO, bu kaosta sizin rotanızı çizer.

Sonraki
Sonraki

Liderlik: Mikro mu? Güven mi?